SIK SORULAN SORULAR

Evet. Danışan-psikolog gizliliği bizim mesleğimizin temelidir. Danışan bütün problemlerini çekinmeden anlatmalıdır. Başarılı bir tedavi için danışanlarımızın bütün sıkıntılarını bilmeli ona göre bir yol haritası çizmeliyiz. Konu ne olursa olsun psikologla danışan arasında konuşulan başka kimseye bahsedilmez.
Evet. Öncelikle problemin psikolojik veya fizyolojik olduğu tespit edilir. Problem psikolojik ise durum danışanlarımıza verdiğimiz ödev ve danışanlarımızın seanslara olan devamlılığı ile başarılı olarak sonuçlanır.
Hayır. İnsanın bazı dönemlerinde kendini sıkıntılı hissettiği anlarda önceden önlem alması hem de kendini daha iyi hissetmesi için bir psikologtan yardım alması gayet normal bir durumdur.
Evet. Her insan biriciktir dolayısıyla yaşadığımız sorunlar ve tedavi sürecimizde biricik. Tedavi sürecinde her hafta ya da iki haftada bir olacak gibi kesin bir yargıda bulunmak yanlıştır. Danışan ve danışmanın ortak kararıyla bu süreç oluşturulur.
Öncelikle terapi sürecinin en önemli dinamiği farkındalıktır. Hayatınızda/kendinizde yolunda gitmeyen bir şeylerin farkındalığında oldugunuzda bir uzmana danışmalısınız. Terapiyle dertleşmeyi bir tutmak sizi büyük bir yanılgıya düşürecektir. Bunu henüz ilk seansta anlayacaksınız.
Bunu konuşmak için henüz erken. Buna odaklanmak yerine sizi olumsuz olarak etkileyen, problem olarak nitelendirdiğiniz sorunlara ve bunların çözümlerine yoğunlaşmak bu süreçte bize daha çok yardımcı olacaktır.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 23. maddesinde de belirtildiği üzere sağlık hizmetlerinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında hiçbir şekilde açıklanamaz.